Genç Girişimciye Tavsiyeler – 3: Muhasebeciniz ve Avukatınız En İyi Dostlarınız Olsun.

Selçuk Erdem o kadar güzel ifade etmiş ki, benim yazım bu karikatüre bir dipnot olabilir ancak.

Tipik bir girişimcinin, özellikle de benim tanıdığım bilişim sektörü girişimcisinin tüm dikkati şirketinin geliştirdiği ürün, verdiği hizmet veya o gün karşılaştığı müşteri sorununun üzerindedir.  Küçük şirkette girişimci  bu işleri zaten fiilen icra etmektedir; başka şeylere bakacak ne hali ne de vakti vardır.  Ancak girişimci zamanının bir kısmını işin  mali ve hukuki boyutlarını anlamaya ve yönetmeye ayırmazsa, Selçuk Erdem’in ineğinin durumuna düşmesi an meselesidir.

Önce mali yönetime bakalım.  Şirketinizi topluma yararlı olmak, tutkularınızın peşinden koşmak, kendinizi ifade etmek gibi ulvi amaçlarla kurmuş olsanız dahi; şirketinizin bu amaçlara ulaşabilmesi için ayakta kalması, tercihen de 🙂 size üç beş kuruş para kazandırması lazım.  Şirketinizin para kazanıp kazanmadığını, parasının ne zaman biteceğini, kârın nerelerden geldiğini anlayabilmeniz için düzgün kurulmuş bir muhasebe sistemi ve ehil bir muhasebeciye ihtiyacınız var.   Deneyimli, akıllı yöneticilerin, şirketin muhasebecisi kur farkı kayıtlarını girmeyi bilmediği için, şirketin kârda olduğunu zannettiklerine ve acı gerçekle sonradan karşılaştıklarına şahit oldum.  Mali yönetiminiz sağlam değilse, en hafifinden karanlıktasınız; muhtemelen de daha büyük dertler sizi bekliyor:   Sonradan ortaya çıkan vergi yükümlülükleri, hesap hataları, sizi geri dönülemeyecek noktalara getirebilir.

İmkanlarınız yeterliyse, şirketinize olabildiğince erken bir finansal yazılım kurun; mali işleri emanet edeceğiniz kişiyi de iyi seçin.  Muhasebe hizmetini dış kaynak olarak alacaksanız,  referans araştırması yapın, paraya kıyın ve yeterliliğinden emin olduğunuz bir büro veya kişiyle çalışın.   Vergi planlamanızı yapmaya birinci günden başlayın.  Vermeniz gereken vergiyi son kuruşuna kadar verin, ama vermeniz gerekmeyen vergileri boşuna ödemeyin.  Teşvikleri iyi araştırın ve anlayın.  Basit bir örnek:  Şirketinizin hisselerini bastırıp ortaklara dağıtırsanız, hisse dağıtımından bir yıl sonra bu hisseleri sattığınızda vergiden muafsınız.  Bu basit işlemi ihmal ederseniz, satış gelir vergisine tabi olacak ve satıştan aldığınız bedel belki %30 azalacak.  Yeni düzenlemeler ile bu kural hâlâ geçerli mi, emin değilim; ama verdiğim örnek vergi planlamanın önemini aktarmak için yeterli sanıyorum.

Gelelim hukuki konulara.  Saf ve bakir bir mühendisken, avukatların rolünün mahkemelerde görülen davalarla sınırlı olduğunu sanırdım.  Kısa zamanda anladım ki, iş hayatı hukukla iç içe.

Ticari sözleşmeler alanında deneyimli bir avukatla şirketinizi daha kurmadan çalışmaya başlamanızda yarar var.  Avukat, şirketinizin kurulumu, isminizin ve markanızın tescili gibi konularda size yol gösterecek, en önemlisi ortaklar arasındaki ilişkiyi düzenleyecektir.

Ortaklarınızı ne kadar severseniz sevin, ne kadar güvenirseniz güvenin; aranızdaki ilişkiyi şirket Ana Sözleşmesi veya ayrı bir sözleşme yoluyla en ufak ayrıntısına kadar düzenleyin. Önemli kararlar nasıl alınacak?  Hisse satışı hangi kurallara bağlı olacak?  Bu soruları birinci günden konuşur ve cevaplarında anlaşıp yazıya dökerseniz, ortaklığınız ve dostluğunuz sağlam kalacaktır.

Avukatınızdan en büyük desteği müşteri sözleşmelerinde alacaksınız.  Necip milletimiz geleneksel olarak yazıp çizmeyi sevmez; sözleşmeleri de okumaz.  Çalışma hayatımda en çok duyduğum eleştirilerden biri, “ama sizden başka herkes bu koşulları kabul etti” oldu.  Evet, kabul ettiler, çünkü o koşulları okumadılar; yakında da “burada böyle yazıyormuş, ama şöyle beklenmedik hadiseler oldu, şimdi o koşulları uygulamayalım” diye kapınıza gelecekler.

Sözleşme kültürü ülkemizde yeni yeni oturuyor.   Taraflar artık sözleşmeyi, sözleşme müzakeresini daha fazla ciddiye alıyor.  Fikri mülkiyet, sorumluluk sınırlandırması, münhasırlık gibi anahtar hükümler uzun uzadıya tartışılabiliyor.  Siz de sözleşmelerinizi ciddiye alın, sözleşmeyi yükümlülüklerinizin neler olduğunu anlayarak imzalayın, sonra da sözleşmenin koşullarına harfiyen uyun.

Şimdi gelelim asıl mesajıma: İyi bir muhasebeci ve avukat edinmek yeterli değil.  Sizin de kolları sıvamanız lazım.  Mali ve hukuki konular uzmanların işidir; ben anlamam, beni ilgilendirmez demeyin. Ana hususları anlayabilecek kadar finans, muhasebe, hukuk bilgisi edinin.  Basit eğitimler alın, daha önemlisi bu konulara zaman ayırın, uzmanlara danışın, öğrenin.  Ortaklarınız varsa, aranızdan en yatkın olanın zamanının bir kısmını bu işlere ayıracak şekilde plan yapın.

Mali işleri iyi yönetin ki şirketiniz uzun ömürlü olsun; hukuki işleri iyi yönetin ki ileri de avukata ihtiyacınız olmasın.

Selçuk Erdem’in karikatürünü saklayın, bilgisayarınızın “wallpaper”ı yapın…

Bu dizide yer alan tüm yazılar:

Genç Girişimciye Tavsiyeler – 1: “It’s the execution, stupid!”

Genç Girişimciye Tavsiyeler – 2: Fazla Para Göz Çıkartır.

Genç Girişimciye Tavsiyeler – 3: Muhasebeciniz ve Avukatınız En İyi Dostlarınız Olsun.

Genç Girişimciye Tavsiyeler – 4: İtibarınız Herşeyinizdir.

Genç Girişimciye Tavsiyeler – 5: Görünüşünüz Kimliğinizdir.

Genç Girişimciye Tavsiyeler – 6.1: Exit Üzerine Düşünceler – Hisse Satışı Neden, Ne Zaman, Nasıl Yapılmalı?

Reklamlar

2 thoughts on “Genç Girişimciye Tavsiyeler – 3: Muhasebeciniz ve Avukatınız En İyi Dostlarınız Olsun.

  1. guzel yazi icin tesekkurler, eski bir calisaniniz olarak sunlar aklima geldi
    1-)Bilisim hukukunda uzman avukat bulmak ne kadar kolay? Maliyet olarak da bir fikriniz vardir muhakkak. Bu konuda tavsiyeleriniz var mi ?

    2-) Her muhasebecinin de vergi konularini cok iyi bilmedigini gordum. Genelde tecrubeleri kendi musterilerinin calisma alanlariyla sinirli kalabiliyor. Bu konuda da tecrubeleriniz varsa paylasirsaniz sevinirim

    • Ramazan, gayet yerinde sorular.
      Bilişim Hukukunda uzman avukat bulmak, eğer işin mahkemeye düşerse uzman hakim bulmak, kolay değil; ama sadece bu alanda çalışan, çok başarılı hukukçu ve hukuk büroları da var.
      Muhasebede konular daha genel; deneyimli, işini bilen bir muhasebecinin bilişim şirketleri için gerekli yetkinliğe sahip olacağını düşünüyorum. Bunun istisnası teknokent mevzuatı. Şirket teknokent kapsamında çalışıyorsa, bu mevzuatı iyi bilen birilerini bulmakta yarar var.
      Bu tür işlerde referansla hareket etmek en doğru yöntem. Çevredeki benzer şirketlere sorarak ilerlenebilir.
      Somut bir ihtiyaç varsa, benim de önerebileceğim isimler var; şirket e-mail’ime yazabilirsin.
      Selamlarımla;

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s